english german arabic turkish

Marmara'da 'deniz salyası' istilası: Müsilaj neden oluşur?

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi'nde ortaya çıkan müsilaj tehlikesiyle ilgili bölgede inceleme yaparak kirliliğin oluşma nedenleri ve salya tehlikesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GÜNDEM 02.06.2021, 16:15 02.06.2021, 16:21 Pelin Su Tamer
46
Marmara'da 'deniz salyası' istilası: Müsilaj neden oluşur?
banner24

Marmara'nın 'ölü deniz' haline getirildiğini kaydeden Dr. Kesici, şubatta sadece belirli bölgede artış gösteren alg kolonilerinin, ortam ve hava koşullarına bağlı olarak tüm Marmara ve Ege Denizi'ne yayıldığını söyledi.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Su Ürünleri Fakültesi'nden emekli ve TTKD bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi'ndeki müsilaj tehlikesiyle ilgili inceleme yaptı. Dr. Kesici, 'deniz salyası' adı verilen, Marmara Denizi'nde son aylarda deniz yüzeyinde sarı- beyaz peltemsi tabaka, denizin iç kısımlarında da yeşil renkli ipliksi kümeler oluşturan mikroskobik alglerin ve denizanalarının aşırı çoğalması sonucu yapışkan koyu kıvamlı müsilajlaşma olayının hafife alınmaması uyarısında bulundu.

Müsilaj oluşumunu, denizlerin aşırı kirlenmesi ve tükenişinin göstergesi olarak açıklayan Dr. Kesici, ne doğa olayı ne de doğal olay olduğunu kaydetti. Kesici, "İnsanın denizlerde neden olduğu felakettir. Müsilaj, suların aşırı kirliliğinin göstergesidir, bulaşıcıdır, yayılmacıdır, geç kalınmakta ve acilen bilinen önlemler alınmalıdır" dedi.

KİRLİLİK NEDEN OLUŞTU?

Müsilajlaşmanın genellikle tek hücreli mikroorganizmalar olan alglerin aşırı çoğalmasının en önemli göstergesi olduğunu belirten Dr. Kesici, "Denizlerde, göllerde yıllardır dış ortamdan gelen, besi elementleri adı verilen azot, karbon, fosfor yüklerini taşıyan tarımsal, sanayi ve evsel atıkların oluşturduğu biyokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan kirliliktir. Alg çoğalması, koy ve körfez gibi dingin kıyı alanlarında daha çok su yüzeyinde kümeler oluşturup, yayılmaya neden olmaktadır" diye konuştu.

'İHMAL EDİLMEMELİ'

Deniz salyasının, denizlere, kanallara, tatlı su kaynaklarına, dereler ve yer altı sularına yayıldığına işaret eden Dr. Kesici, "Müsilajlama, toksik etkisi, kötü koku ve görüntü kirliliğiyle sularımızda denizdeki canlı yaşamının yanı sıra çevresindeki birçok canlı türünü sağlık, sosyal ve ekonomik bakımdan da olumsuz etkilemekte. Her yıl aşırı oranda artış göstermesi nedeniyle bir an önce bilimsel yöntemlerle önlem alınması ve ihmal edilmemesi gereken ülkemizin öncelikli konuları arasında yer almaktadır" dedi.

İç deniz Marmara'nın çok hassas dengelere sahip olduğunu kaydeden Dr. Kesici, "Son 40 yıl içinde sürekli derin deşarjla kirletilen deniz suyundaki kirlilikle ilgili önlemlerin alınmaması sonucunda denizin bünyesinde tutamadığı aşırı kirliliği kusmasıdır. Yeni bir olay olmayıp, daha önceki yıllarda da sürekli yaşanan, taşınan insan atıklarının kirlilik göstergesidir" diye konuştu.

KİRLİLİĞİN RAKAMLARI

Müsilajın son günlerde esen kuvvetli rüzgar ve su hareketleri nedeniyle deniz üzerindeki görünürlüğü azalmış olsa da yok olmadığını belirten Dr. Kesici, "Tabakalaşma koylarda, boğazlarda, denizin iç kesimlerinde topoğrafik yapıya bağlı olarak kıyı ve dip çamurlarında Erdek, Yalova Koyu, Çanakkale Boğazı'nın belirli kesimlerinde hala katmanlar halinde görülmektedir" dedi.

Marmara Denizi çevresinde, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sinin yaşadığına dikkat çeken Dr. Kesici, evsel, endüstriyel ve nehirler aracılığıyla hem karasal hem deniz ulaşımından kaynaklanan kirlenme olayının büyük ölçüde olduğunu açıkladı. Arıtma tesislerinin çalıştırılmaması ve evsel kirliliğin problemin temelini oluşturduğunu kaydeden Kesici, kirliliğe neden olan çarpıcı rakamları şöyle sıraladı:

"Marmara'ya İstanbul'dan günde 1,2 milyon metreküp, Bursa'dan günde 0,3 milyon metreküp, İzmit'ten 0,2 milyon metreküp, diğer 5 şehirden 0,4 milyon metreküp olmak üzere bölge genelinde 2,1 milyon metreküp evsel atık su deşarj ediliyor. Deniz trafiğinin de toplam kirliliğe etkisinin yaklaşık yüzde 10 olduğu, büyük oranda da tarımsal, endüstriyel atıkların arıtılmadan dökülmesi müsilajlaşmanın temel nedenini oluşturmaktadır."

Marmara'nın 'ölü deniz' haline geldiğini vurgulayan Dr. Erol Kesici, şubat ayında sadece belirli bölgede artış gösteren alg kolonilerinin, ortam ve hava koşullarına (akıntı-rüzgar-taşınma) bağlı olarak tüm Marmara ve Ege Denizi'ne yayıldığını söyledi. Kesici, araştırma sonuçlarına göre, Marmara ve Ege'deki müsilajlaşmanın Batı Karadeniz ve Marmara Denizi'nin canlı çeşitliliğinin giderek azalması ve suların su yosunları tarafından işgal edilmesine neden olduğunu dile getirdi.

marmara-yi-olu-deniz-haline-getirdi-musilaj-neden-olustu-alinmasi-gereken-onlemler-ne-882945-1.

'BİR AN ÖNCE HAREKETE GEÇİLMELİDİR'

Deniz kirliliği sürdükçe salyaların yüzeyi kaplamaya, yayılmaya ve istilaya devam edeceğini belirten Dr. Kesici, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

"Bitki ve hayvan popülasyonu dengesinin sağlanması, denizlerin kirletilmemesi kadar önemli olan diğer bir bilimsel yöntemdir. Yapışkan bir madde olan deniz salyası hava koşullarının değişmesiyle yok olmaz. Salyaya maruz kalan gezi, taşıma, balıkçı ve diğer tüm tekneler, balıkçı av araçları, sahildeki kumluk taşlık alanlar kimyasal madde kullanmadan mekanik yöntemlerle temizlenmelidir. Denizden yoğun bir şekilde salya oluşumlarının toplanması zorunluluktur. Müsilajlaşmanın adeta tohumları olan alg kümeleri sahil, deniz içinden (dip çamurundan) mekanik yöntemlerle toplanmalıdır. Denizlerimize verilen atık sular 'derindeniz deşarj' sistemleri yerine 'kademeli arıtma' yöntemleri sonucunda verilmeli ve denizlerimiz kirletilmemelidir. Ekolojik bir yıkıma doğru sürüklenen Marmara Denizi, tedavi edilerek dinlendirilmeli, koruma altına alınmalıdır. Bilimsel çalışmalar için deniz suyu su kalitesi, klorofila miktarı, görünürlük, zoo ve fito-plankton türlerinin tür ve miktarını belirleyen erken uyarı sistemleri oluşturulmalı. Kıyı ve derinliğe bağlı deniz iç kesiminde istilayı önlemek için bir an önce harekete geçilmelidir."

Yorumlar (0)
banner28
17
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Kıbrıslı Türk olarak Kıbrıs 'da hangi çözüm modelini istiyortsunuz?
Kıbrıslı Türk olarak Kıbrıs 'da hangi çözüm modelini istiyortsunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner30