english german arabic turkish
14.02.2021, 13:29 207

Vurun kahpeye!

Linç etmeye ne kadar meraklıymışız!

Bu “linç kültürü” ne zamandan beri bizi de etkisi altına aldı. Eskiden de mi böyleydik?

Akdeniz insanları olarak hep “ağırbaşlı”, “sakin”, “yumuşak başlı” olmakla öğünürdük. Ne oldu bize?

Zaman geçtikçe adalı özelliklerimizi kaybetmeye başladık. Ne sakinliğimiz kaldı,  ne ağırbaşlılığımız ne de yumuşaklığımız!

Esip kesmeye, aşağılamaya, yerden yere vurmaya oldukça eğilimli görünen bizim toplumun bu hallerinin nereden kaynaklandığını yüzeysel de olsa tahmin edebiliyoruz. Ancak bunun derin bir araştırma konusu olduğu son derece açık.

Savaşlar yaşamış, ülkesi ikiye bölünmüş, ırkçılık, şövenizm ve aşırı milliyetçiliğin girdabından geçmiş bir nesil ve onların çocuklarıdır bugün Kıbrıslılar.

Malkoçoğlu, Tarkan, Cüneyt ve “Vurun kahpeye” türü filmlerle, “Kin” şiiri ve ona benzer yazı, hikaye ve romanlarla beslenmiştir birçoğumuzun beyinleri.

Son 70-80 yıllık geçmişimizde yaşananlar, bu süreçte aldığımız eğitim ve dünyanın giderek değişmesi ile etkisi altında kalınan “modern” yaşam koşulları -ki bunlara teknolojik gelişmeler, internet, medya, televizyon, akıllı telefonlar, sosyal medya gibi etkenleri de ekleyebiliriz- yaşamımızı, düşünce şeklimizi büyük oranda etkiliyor, yönlendiriyor.

Bu gelişmeleri olumlu yönde kullanmayı başaran çok sayıda insan, çok sayıda kesim olmasına karşın, bunların hep olumsuz etkileri altında kalan ya da bilinçli olarak istenmeyen yönlere kanalize edilen kitlelerin oranı da oldukça kabarık. Bu bütün dünyada geçerli olan bir saptama.

Tabii bizim adamızda apayrı bir durum söz konusu. Dedim ya, kendimize özel durumumuz başlıbaşına bir araştırma konusu. Kıbrıs’ın, Kıbrıslıların, sadece adada yaşayanların değil, dünyadaki tüm Kıbrıslıların mercek altına alınıp bilim adamları ve psikologlar tarafından incelenmesi lazım.

Ben eminim ki çok ilginç sonuçlar ortaya çıkacak.

***

Adamın biri hapisten kaçıyor. Polis peşine düşüyor.

Doğal olarak konu medyanın gündeminde. Teknolojinin de yardımıyla konu an an hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.

Eh! Biz ne yapıyoruz?

Sosyal medya ve basın yayın kuruluşlarının haberlerinden edindiğimiz bilgilere dayanarak, bu hapishaneden kaçan “tecavüzcüyü” sosyal medya üzerinden linç ediyoruz: vurun kahpeye!

Çağdaş hukuk devletlerinde, davası henüz sonuçlanmamış bir kişinin, “suçu ispat edilmediği sürece cezalandırılamayacağı, belki de suçsuz olduğu” ilkesini tamamen unutmuş, kendimizi hem mahkeme hem de yargıç yerine koyup ilgili kişiyi mahkum ediyoruz.

Bunu yaparken bir çoğumuz histerik duygularımıza, ırkçı, önyargılı, milliyetçi ve yabancı düşmanlığı kokan tavırlarımıza yenik düşerken; kimimiz de “insan hakları savunucusu”, “gazeteci” ya da “bilirkişi” kimliğimizle, aslında konu etrafında hiçbir fikrimiz olmadığını kanıtlarcasına çırpınıyoruz.

Çırpındıkça da batıyoruz. Aklı selim gerektiren, seviyeli tartışmalara gereksinim duyduğumuz birçok konuda resmen çuvallıyoruz.

Yabancı düşmanlığı, ırkçılık, Kıbrıs sorunu, en başta Rum toplumuna ve diğer dünya toplumlarına bakış açımız, siyah toplumlara yönelik düşüncelerimiz, farklı dini inanışlara ya da farklı inançlara, siyasi görüşlere, cinsel tercihlere yaklaşımımız, tüm bu ve bunun gibi alanlarda daha “çook” yol yürümemiz gerektiğini gösteriyor.

Tüm bu olumsuzlukların arasında, böylesi olaylar karşısında doğru analizler yapan ve bunları cesaretle ortaya koyan geniş bir kesimin varlığını da elbette vurgulamak gerekir.

Bilgisini bilimsel verilere dayandırıp, gerekçeleri ile ortaya koyan ve bunları cesaretle savunan bu arkadaşların varlığı da, toplumsal gelişmemizde geleceğe yönelik umut veriyor.

Unutmayalım! Suçları ve suçluları yaratan etkenleri görebilmek ve onların üzerine gidebilmektir esas olan. İnsanlar kötü doğmaz. İnsanları kötüye taşıyan, onları etkileyen koşullar, yaşadıkları deneyimlerdir.

Yorumlar (0)
21
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31