english german arabic turkish
20.04.2021, 15:42 36

Yolcu Koltuğu....

Evinizdesiniz, özenle hazırlanmış, bir yere gitmek için annenizin/babanızın/arkadaşınızın, arabayla sizi almasını bekliyorsunuz. Beklediğiniz korna sesi duyuluyor ve kapıdan çıkarak arabaya yerleşiyorsunuz. Arabayı kullanan kişi olmadığınızdan, siz yan taraftaki yolcu koltuğuna oturuyorsunuz, kemerinizi takıyorsunuz ve yolculuğunuz şu andan itibaren başlıyor. Sohbet eşliğinde süren seyahatinizde, ne kadar dışarıya baksanız, müziğe eşlik etseniz de, kontrol sizdeymiş gibi trafik akışına müdahale etmekten geri duramıyorsunuz. Yol boyunca önünüze herhangi bir şey atıldığında veya öndeki arabaya yaklaştığınızda şoförle birlikte siz de frene basar gibi ayağınızı büyük bir basınçla öne doğru geriyorsunuz. İstemli veya istemsiz olarak sizi yöneten iç sesiniz “Yavaş!” diye sesini yükseltmekten geri duramıyor, siz de buna engel olamıyorsunuz, sanki de sürücünün elindeki kontrol sizin elinizdeymiş gibi. Yol boyunca da tekrarlanıp duruyor benzer hareketler. Gideceğiniz yere vardığınızda da arabayı siz kullanmışçasına, beyniniz ve bedeniniz benzer yorgunluğu üzerinde hissediyor. Tüm bunlar yaşanırken şu sorular canlanı veriyor aklımda: Peki kendi hayatınızın kontrolünü sorgusuz sualsiz yanınızdaki kişiye verdiğinizde, neden bu hakimiyet hareketlerini tekrarlamadığınızı, kontrolü elinize almak için çaba göstermediğinizi hiç düşündünüz mü?

Hayat, sırasıyla, çocuk, ergen ve erişkin düzleminde doğrusal bir yol izleyerek akış gösteriyor. Her dönem kendi içinde, kendine özgü hareketleri, kontrolleri, düşünceleri barındırıyor elbette. Sağlıklı olan, yani gözlemlenmesi beklenen, her dönemin bir öncekinden farklılık göstererek, gelişimin belirli oranda ilerleyebilmesi olsa da, elbette her kişi için aynı gelişimin kaydedilmesi mümkün olmayabiliyor. Esas olarak görülmesi istenen, kişilik gelişiminin, zihinsel ve fiziksel gelişime paralel veya benzer bir ilerlemeyi takip etmesi iken, bunun bazı zamanlarda gerçekleşemediğini gözlemleyebiliyoruz. Herkes yaş olarak büyümek istese de, iş bir takım sorumlulukları almak konusuna geldiğinde, herkes için kolay olmayabiliyor. Bu konuda ailelerin bireye sorumluluk aktarmasında mı, yoksa bireyin bunu kazanma çabasında mı sorun yaşanıyor tartışılır ama gereken güven ve cesaretin aşılanmasında ciddi problemler yaşanabildiği örneklenmiş oluyor sanırım. Esasen işaret edilmesi gereken nokta şu ki; hayatta var olma şansı hepimize verilebiliyor olsa da, yaşamda var olabilme şansı bizim mücadelemiz sonucunda kazanılıyor.

Hayatımız tamamen bizim kontrolümüzde akış göstermeyebilir, dış etmenlerin üzerimizde yarattığı etkiler kaçınılmazdır hiç kuşkusuz. Ama bunların tüm zaman zarfında değil de belirli durumlarda ve bizim izin verdiğimiz müddetçe bizi etkisi altına alması daha doğru geliyor bana. Belirli bir yaşa gelmiş kişi, bireyselleşme hakkına ve şansına sahiptir, bunlar tanınmasa da, istenilmesi, hatta sahip olmak için zorlukla mücadele edilmesi mubahtır. Çevre koşullarına uyum çoğu zaman şart olarak görünse de, bizim bunu kendi içimizde nasıl özümsediğimiz ve bunun bize ne derece doğru geldiğidir önemli olan. Her toplumun kendi içinde gelenek görenekleri olduğu gibi, her insanın da kendi içinde doğruları yanlışları vardır.

Gerek aile bireyleri, gerekse toplum, bizi kendi içine çekmeye çalışsa da, bizim içimizdeki doğrular bunlara uyum göstermiyor ise, ısrarla ahenk yaratarak, kendimiz olmaktan vazgeçmek zorunda değiliz. Derler ya, gün gelir “ölürsünüz ağlayanınız olmaz!”, aynen o misal. Üzerimiz güzel bir şekilde örtülür, taşımız dikilir, ziyaretçimiz de olur hiç kuşkusuz ama inanın ağlayanımız olmaz. Kimse bizim için isyan etmez, olan bitene razı olunur, bize destek veren çıkmaz. Direksiyon hakimiyetini elimize aldığımız sürece kontrolü elde edebilir, çevremizde yer edinerek, farkındalık yaratabiliriz. Bizim için doğru olanı savunurken veya yaparken de, illa yolcu koltuğunda oturanların bize destek veriyor olması gerekmiyor, varoluş mücadelesi sürecinde, destek bulabileceğimiz gibi, tek başına yol almak zorunda kalacağımız zamanlar da kaçınılmazdır. Bu sürecin, zor olduğu düşünülse de, bize güven ve cesaret katkısının ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Unutmayın! Kendi isteklerimizin ve kendi doğrularımızın peşinden gidebildiğimiz sürece biziz. Gerisi, içimizde bize ait olmayan, hamallığını yaptığımız yükten başka bir şey değildir.

Hepmize rastgele...                                                                                                      

Yorumlar (0)
banner28
30
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner30