english german arabic turkish
20.04.2021, 15:42 109

Yolcu Koltuğu....

Evinizdesiniz, özenle hazırlanmış, bir yere gitmek için annenizin/babanızın/arkadaşınızın, arabayla sizi almasını bekliyorsunuz. Beklediğiniz korna sesi duyuluyor ve kapıdan çıkarak arabaya yerleşiyorsunuz. Arabayı kullanan kişi olmadığınızdan, siz yan taraftaki yolcu koltuğuna oturuyorsunuz, kemerinizi takıyorsunuz ve yolculuğunuz şu andan itibaren başlıyor. Sohbet eşliğinde süren seyahatinizde, ne kadar dışarıya baksanız, müziğe eşlik etseniz de, kontrol sizdeymiş gibi trafik akışına müdahale etmekten geri duramıyorsunuz. Yol boyunca önünüze herhangi bir şey atıldığında veya öndeki arabaya yaklaştığınızda şoförle birlikte siz de frene basar gibi ayağınızı büyük bir basınçla öne doğru geriyorsunuz. İstemli veya istemsiz olarak sizi yöneten iç sesiniz “Yavaş!” diye sesini yükseltmekten geri duramıyor, siz de buna engel olamıyorsunuz, sanki de sürücünün elindeki kontrol sizin elinizdeymiş gibi. Yol boyunca da tekrarlanıp duruyor benzer hareketler. Gideceğiniz yere vardığınızda da arabayı siz kullanmışçasına, beyniniz ve bedeniniz benzer yorgunluğu üzerinde hissediyor. Tüm bunlar yaşanırken şu sorular canlanı veriyor aklımda: Peki kendi hayatınızın kontrolünü sorgusuz sualsiz yanınızdaki kişiye verdiğinizde, neden bu hakimiyet hareketlerini tekrarlamadığınızı, kontrolü elinize almak için çaba göstermediğinizi hiç düşündünüz mü?

Hayat, sırasıyla, çocuk, ergen ve erişkin düzleminde doğrusal bir yol izleyerek akış gösteriyor. Her dönem kendi içinde, kendine özgü hareketleri, kontrolleri, düşünceleri barındırıyor elbette. Sağlıklı olan, yani gözlemlenmesi beklenen, her dönemin bir öncekinden farklılık göstererek, gelişimin belirli oranda ilerleyebilmesi olsa da, elbette her kişi için aynı gelişimin kaydedilmesi mümkün olmayabiliyor. Esas olarak görülmesi istenen, kişilik gelişiminin, zihinsel ve fiziksel gelişime paralel veya benzer bir ilerlemeyi takip etmesi iken, bunun bazı zamanlarda gerçekleşemediğini gözlemleyebiliyoruz. Herkes yaş olarak büyümek istese de, iş bir takım sorumlulukları almak konusuna geldiğinde, herkes için kolay olmayabiliyor. Bu konuda ailelerin bireye sorumluluk aktarmasında mı, yoksa bireyin bunu kazanma çabasında mı sorun yaşanıyor tartışılır ama gereken güven ve cesaretin aşılanmasında ciddi problemler yaşanabildiği örneklenmiş oluyor sanırım. Esasen işaret edilmesi gereken nokta şu ki; hayatta var olma şansı hepimize verilebiliyor olsa da, yaşamda var olabilme şansı bizim mücadelemiz sonucunda kazanılıyor.

Hayatımız tamamen bizim kontrolümüzde akış göstermeyebilir, dış etmenlerin üzerimizde yarattığı etkiler kaçınılmazdır hiç kuşkusuz. Ama bunların tüm zaman zarfında değil de belirli durumlarda ve bizim izin verdiğimiz müddetçe bizi etkisi altına alması daha doğru geliyor bana. Belirli bir yaşa gelmiş kişi, bireyselleşme hakkına ve şansına sahiptir, bunlar tanınmasa da, istenilmesi, hatta sahip olmak için zorlukla mücadele edilmesi mubahtır. Çevre koşullarına uyum çoğu zaman şart olarak görünse de, bizim bunu kendi içimizde nasıl özümsediğimiz ve bunun bize ne derece doğru geldiğidir önemli olan. Her toplumun kendi içinde gelenek görenekleri olduğu gibi, her insanın da kendi içinde doğruları yanlışları vardır.

Gerek aile bireyleri, gerekse toplum, bizi kendi içine çekmeye çalışsa da, bizim içimizdeki doğrular bunlara uyum göstermiyor ise, ısrarla ahenk yaratarak, kendimiz olmaktan vazgeçmek zorunda değiliz. Derler ya, gün gelir “ölürsünüz ağlayanınız olmaz!”, aynen o misal. Üzerimiz güzel bir şekilde örtülür, taşımız dikilir, ziyaretçimiz de olur hiç kuşkusuz ama inanın ağlayanımız olmaz. Kimse bizim için isyan etmez, olan bitene razı olunur, bize destek veren çıkmaz. Direksiyon hakimiyetini elimize aldığımız sürece kontrolü elde edebilir, çevremizde yer edinerek, farkındalık yaratabiliriz. Bizim için doğru olanı savunurken veya yaparken de, illa yolcu koltuğunda oturanların bize destek veriyor olması gerekmiyor, varoluş mücadelesi sürecinde, destek bulabileceğimiz gibi, tek başına yol almak zorunda kalacağımız zamanlar da kaçınılmazdır. Bu sürecin, zor olduğu düşünülse de, bize güven ve cesaret katkısının ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Unutmayın! Kendi isteklerimizin ve kendi doğrularımızın peşinden gidebildiğimiz sürece biziz. Gerisi, içimizde bize ait olmayan, hamallığını yaptığımız yükten başka bir şey değildir.

Hepmize rastgele...                                                                                                      

Yorumlar (0)
21
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31