english german arabic turkish

banner9

banner8

banner12

CTP:Eğitim gözler önünde eriyor!

banner11

Cumhuriyetçi Türk Partisi, ülkede eğitimin gözler önünde eridiğini, Azınlık Hükümeti'nin ise izlediğini belirtti ve istifa çağrısı yaptı.

KIBRIS 13.06.2021, 17:24 03.07.2021, 21:15 ALP ERMIYA
166
CTP:Eğitim gözler önünde eriyor!
© ALP MEDYA
banner24

Bir buçuk yıldır dünya gündemini meşgul eden covid-19 salgını sebebiyle tahrip olan ekonomi ve üzerindeki yükü taşımaya çalışmaktan omurgası yerle bir olmuş sağlık sistemi ile birlikte şüphesiz eğitimin her kademesinde yaşanan kayıp ve zarar kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır.

Ülkemizde geçtiğimiz bir buçuk akademik yılda temel ve orta eğitimin, salgın bahane edilerek gözden çıkarıldığına şahit olduk. Uzaktan eğitim yapıldığı sanılan bu üç dönemde her şey öğretmen, öğrenci ve ailelerin özverileri, beceri ve kaynaklarına bırakıldı ve aslında eğitim-öğretimi planlama ve uygulamadan sorumlu Eğitim Bakanı “öğretmenler aşılanmadan okulları açmayacağız” demekten başka herhangi bir planlama ve uygulama gerçekleştirmedi. Özellikle devlet-özel okul arasındaki sosyoekonomik farkları çok daha derinden hissettik. Uzaktan eğitime geçiliyor demekle bunun mümkün olmayacağını, eğitim hakkının bir parçasının da eğitime erişim olduğunu ve uzaktan eğitim şartlarında bunun internete ve dijital araçlara erişim ile ancak mümkün olacağının açıkça göz ardı edildiğini artık biliyoruz. Eğitim hakkına tam anlamıyla erişimi sağlamak için hiçbir ihtiyaç analizi, stratejik planlama, altyapı yatırım ve geliştirmesi yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı bu eksikleri görmezden gelerek, uzaktan eğitimin başarılı yürütüldüğünü iddia ediyor.

Bu geçtiğimiz bir buçuk yılda hem akademik hem de psikososyal yönden çocuklar ve gençlerin yaşadığı kayıpların nasıl giderileceğine dair de hala somut bir plan sunamayan bakanlık, akademik yılın dört dönem olacağını söyleyerek yine altı boş ve uygulanabilirliği yönünde şüphe yaratan önermelerle gündemi geçiştirmeye çalışmaktadır.

Aynı umursamazlık ve planlamadan yoksunluk ile kolej sınavına giriş için şart olarak getirilen PCR testlerinin sınava girilecek okullarda yapılacağı duyurusu yapılmış, yaşanan kaostan sonra her zaman olduğu gibi karar değiştirilmiştir.

Yılların kanayan yarası olan kolej giriş sistemi can yakmaya devam ediyor. Geçtiğimiz bir buçuk yılda pandemi şartlarının bir avantaja dönüştürülerek kolej eğitiminin daha yaygın hale getirilebilmesi, öğrencilerin yarış atı gibi sıralama sınavına tabi tutulması yerine bilgi ve beceri kazanımlarını ölçebilecek değerlendirme yaklaşımlarının uygulamaya koyulabilmesi konusunda ise hiç adım atılmamıştır.

Bütün bunlar hiç olmamış gibi, salgın sebebi ile okulları açmayan aynı Bakanlık ve Bakan, dört bine yakın öğrenciyi pozitif vaka sayısı günde altı binin üzerinde seyreden ve geçtiğimiz bir yılda eğitimin orada da uzaktan devam ettiği bir ülkeye, üstelik program içeriği belli olmayan, yaşanmış deneyimler ve geçmişten gelen endişeler giderilmeden kamplara öğrenci göndermek çok mu önemliydi?

Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızı popülist yaklaşımlarınıza kurban edemeyiz. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi eğitimde de kaos yaratmaktan öte hiç birşey yapamadınız. İstifa etmekten başka hiç bir seçeneğiniz kalmamıştır.

Bir buçuk yıldır dünya gündemini meşgul eden covid-19 salgını sebebiyle tahrip olan ekonomi ve üzerindeki yükü taşımaya çalışmaktan omurgası yerle bir olmuş sağlık sistemi ile birlikte şüphesiz eğitimin her kademesinde yaşanan kayıp ve zarar kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır.

Ülkemizde geçtiğimiz bir buçuk akademik yılda temel ve orta eğitimin, salgın bahane edilerek gözden çıkarıldığına şahit olduk. Uzaktan eğitim yapıldığı sanılan bu üç dönemde her şey öğretmen, öğrenci ve ailelerin özverileri, beceri ve kaynaklarına bırakıldı ve aslında eğitim-öğretimi planlama ve uygulamadan sorumlu Eğitim Bakanı “öğretmenler aşılanmadan okulları açmayacağız” demekten başka herhangi bir planlama ve uygulama gerçekleştirmedi. Özellikle devlet-özel okul arasındaki sosyoekonomik farkları çok daha derinden hissettik. Uzaktan eğitime geçiliyor demekle bunun mümkün olmayacağını, eğitim hakkının bir parçasının da eğitime erişim olduğunu ve uzaktan eğitim şartlarında bunun internete ve dijital araçlara erişim ile ancak mümkün olacağının açıkça göz ardı edildiğini artık biliyoruz. Eğitim hakkına tam anlamıyla erişimi sağlamak için hiçbir ihtiyaç analizi, stratejik planlama, altyapı yatırım ve geliştirmesi yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı bu eksikleri görmezden gelerek, uzaktan eğitimin başarılı yürütüldüğünü iddia ediyor.

Bu geçtiğimiz bir buçuk yılda hem akademik hem de psikososyal yönden çocuklar ve gençlerin yaşadığı kayıpların nasıl giderileceğine dair de hala somut bir plan sunamayan bakanlık, akademik yılın dört dönem olacağını söyleyerek yine altı boş ve uygulanabilirliği yönünde şüphe yaratan önermelerle gündemi geçiştirmeye çalışmaktadır.

Aynı umursamazlık ve planlamadan yoksunluk ile kolej sınavına giriş için şart olarak getirilen PCR testlerinin sınava girilecek okullarda yapılacağı duyurusu yapılmış, yaşanan kaostan sonra her zaman olduğu gibi karar değiştirilmiştir.

Yılların kanayan yarası olan kolej giriş sistemi can yakmaya devam ediyor. Geçtiğimiz bir buçuk yılda pandemi şartlarının bir avantaja dönüştürülerek kolej eğitiminin daha yaygın hale getirilebilmesi, öğrencilerin yarış atı gibi sıralama sınavına tabi tutulması yerine bilgi ve beceri kazanımlarını ölçebilecek değerlendirme yaklaşımlarının uygulamaya koyulabilmesi konusunda ise hiç adım atılmamıştır.

Bütün bunlar hiç olmamış gibi, salgın sebebi ile okulları açmayan aynı Bakanlık ve Bakan, dört bine yakın öğrenciyi pozitif vaka sayısı günde altı binin üzerinde seyreden ve geçtiğimiz bir yılda eğitimin orada da uzaktan devam ettiği bir ülkeye, üstelik program içeriği belli olmayan, yaşanmış deneyimler ve geçmişten gelen endişeler giderilmeden kamplara öğrenci göndermek çok mu önemliydi?

Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızı popülist yaklaşımlarınıza kurban edemeyiz. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi eğitimde de kaos yaratmaktan öte hiç birşey yapamadınız. İstifa etmekten başka hiç bir seçeneğiniz kalmamıştır.

Yorumlar (0)
banner28
banner13
Günün Anketi Tümü
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Z kuşağı yanıtlıyor: Türkiye'de Kurulacak olan 67. hükümette, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna ve iktidara kim geçmelidir?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 22 43
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. Leeds United 21 19
17. West Ham United 21 19
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Rayo Vallecano 20 32
6. Villarreal 20 31
7. Real Betis 20 31
8. Athletic Bilbao 20 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 20 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9
banner5